Sende, Barbie Bebeklerine anlat Yazdıklarımı
Kurduğumuz tüm hayallere rağmen hiç değişmeyen dünyaya……" gerçeğini haykırtan bir tanecik yönetmenlerinden Théo Angelopoulos’un Ulysses’ Gaze (Ulis’in Bakışı) vari yüzleşmeli bir dönem filminin çekilmediği –hoş çekilseydi de, gişede büyük hüsrana uğrayacak kadar az izleneceği kesin – ‘aklın almayacağı her şey olur, hiçbir şey değişmez’in Ortadoğusunda yaşayanlardan. O’ da biraz gayret etsin canım, kaç gün oldu, nihayetin de bizim de işimiz gücümüz, çoluğumuz çocuğumuz var ’ konuşmaları değildi; madende grizu patlaması, kalp krizi geçirme gibi sonu ölümlü olayları ‘hayat bu ne yapalım’, ‘madenciliğin…yaşlılığın kaderinde, fıtratında vardır’a sığdıran şefkatsiz, bencil kişilikler dışında pek çok kişi kendini olayın mağduruyla eşleştiren bir şey bulduğundan evet ! Sel bu, su nasıl güldür güldür akıyor cadde göle döndü ’ derken yeni öğrendiğin hoşuna giden bir kelimeyi ya da cümleyi konuşmanın ardından tekrarlamayı huy edindiğinden ‘bak! Hepsini çekme bıkar birazını’ talimatını verdikleri eşlerinden, evlatlarından daha çok düşkün olduklarından bankamatik, banka gişeleri önünde saatlerce kuyrukta beklemeyi göze alarak çektikleri maaşlarını, paralarını avuçlarında pincik pincik saymaları, yastık, çarşaf altına, gardroptaki giysilerin, kütüphanedeki kitapların arasına saklayıp ‘sende bozuk var mı
" söylevli onca Trump, Erdoğan,Sisi …, …, majestelerinin, askerliğini benimseyenleri, spiral döngüsünde diktatoryal , otokratik, teokratik nasıl oluyorsa aynı zamanda da demokratik iddialı liderleri, rejimlerini hatırlatacak birisi çıkacaktır.
Kurduğumuz tüm hayallere rağmen hiç değişmeyen dünyaya……" gerçeğini haykırtan bir tanecik yönetmenlerinden Théo Angelopoulos’un Ulysses’ Gaze (Ulis’in Bakışı) vari yüzleşmeli bir dönem filminin çekilmediği –hoş çekilseydi de, gişede büyük hüsrana uğrayacak kadar az izleneceği kesin – ‘aklın almayacağı her şey olur, hiçbir şey değişmez’in Ortadoğusunda yaşayanlardan. O’ da biraz gayret etsin canım, kaç gün oldu, nihayetin de bizim de işimiz gücümüz, çoluğumuz çocuğumuz var ’ konuşmaları değildi; madende grizu patlaması, kalp krizi geçirme gibi sonu ölümlü olayları ‘hayat bu ne yapalım’, ‘madenciliğin…yaşlılığın kaderinde, fıtratında vardır’a sığdıran şefkatsiz, bencil kişilikler dışında pek çok kişi kendini olayın mağduruyla eşleştiren bir şey bulduğundan evet ! Sel bu, su nasıl güldür güldür akıyor cadde göle döndü ’ derken yeni öğrendiğin hoşuna giden bir kelimeyi ya da cümleyi konuşmanın ardından tekrarlamayı huy edindiğinden ‘bak! Hepsini çekme bıkar birazını’ talimatını verdikleri eşlerinden, evlatlarından daha çok düşkün olduklarından bankamatik, banka gişeleri önünde saatlerce kuyrukta beklemeyi göze alarak çektikleri maaşlarını, paralarını avuçlarında pincik pincik saymaları, yastık, çarşaf altına, gardroptaki giysilerin, kütüphanedeki kitapların arasına saklayıp ‘sende bozuk var mı
" söylevli onca Trump, Erdoğan,Sisi …, …, majestelerinin, askerliğini benimseyenleri, spiral döngüsünde diktatoryal , otokratik, teokratik nasıl oluyorsa aynı zamanda da demokratik iddialı liderleri, rejimlerini hatırlatacak birisi çıkacaktır.